Make your own free website on Tripod.com

 2 - MÜCTEHID VASIFLARI NELERDiR ?


1- Kur'an ve Hadislerin tamamini bilen
2- Tefsir ve Hadis usülünü bilen, ve bunlari anlayacak derecede Arapça bilen
Üstün bir muhakeme gücüne sahip olan, Ayet ve Hadislerin amaç ve illetini bilen
3-Isi gerçegini ögrenebilme ve ortaya koyma konusunda samimi ve dürüst olan âlim kisilerdir

 3 - MÜKELLEF KiMLERE DENIR ? 

Allahin emrine muhatap olan her akilli ve buluga ermis, hür, müslüman erkek ve kadina Islam dinin hükümlerinden sorumlu olmasina denir.
1. FARZ
Cenab-i Hakk'in her mükkelleften yapmasini kesin ve baglayici bir ifade ile istedigi emirlere denir.
Hükmü: Farzi isleyen sevap kazanir, terkeden günah kazanir, inkar eden dinden çikar.
a. Farz-i ayn: Her mükelleften ayri ayri yapmalari istenen emirlerdir. Namaz kilmak gibi
b. Farz-i kifaye: Toplum olarak yapilmasi istenen, yani belli bir müslüman toplumunun yapmasiyla digerlerinin üzerinden düsen emirlere denir. Her türlü cihat, Cenaze namazina istirak, müslümanlarin ihtiyaç duyduklari sanat ve ticareti yapmak gibi. Sayet bunun gibi emirleri hiç kimse yapmazsa bütün toplum sorumlu olur.
2. VACIP
Cenab-i Hakk'in her mükelleften kesin olmayan ve zan ifade eden bir emirle yapilmasini istedigi fiillere vacip denir. Kurban kesme, namazda fatihanin okunmasi, vitir namazi kilma gibi. Safii mezhebine göre vacip yoktur. Vacip tabiri hanefilere aittir.
Hükmü: Vacip bir emri isleyen sevap kazanir, terkeden günah kazanir, inkar eden ise dinden çikmaz. Çünkü zan ifade daima müslümanlarin lehine yorumlanir. O kisi küfürle degil sapiklikla itham olunur.
Mendüp: Farz ve vacip disinda yapilmasi uygun görülene davranislar demektir. Kuvvetliden zayifa dogru olmak üzere Sünnet, müstehap, fazilet ve adap olarak siralanir.
3. SÜNNET
Farz ve Vacip kapsami disinda kalan yani kesin ve baglayici olmaksizin Hz. Peygamberin tavsiye ve örnek olma niteligini tasiyan söz ve fiillerin genel adidir.
Hükmü: Yapilmasi tavsiye edilen fakat terkedilmesinde bir günah ve ceza gerekmeyen fiillerdir. Eger bir sünnet mütevatir ve sahih bir hadisle ortaya konmussa inkari küfrü gerektirir.
a. Sünnet-i Müekkede: Hz. Peygamberin devamli yaptigi baglayici ve kesin bir emir olmadigini göstermek için nadiren terkettigi fiillere denir. Ezan okumak, kamet getirmek, cemaatla namaz kilmak gibi. Böyle bir sünneti isleyen Allah katinda sevap kazanir, terkeden cezaya çarpilmazsa da dinen azarlanmayi ve kinanmayi hak eder.
b. Sünnet-i Gayr-i Müekkede: Hz. Peygamberin bazan yaptigi, bazan da terkettigi fiil ve davranislardir. Ikindi ve yatsi namazlarinin farzindan önce kilinan sünnetler gibi. Bu sünneti yerine getiren sevap kazanir ve övgüye layik olur, terkeden dinen kinanmaz.
c. Zavaid veya âdeti Sünnet: Hz. Peygamberin Allah'in dinini açiklama niteligi tasimaksizin insan olmasi itibariyle yaptigi normal ve beseri davranislara denir. Peygamberimizin giyim-kusami, yeme-içme tarzi ve zevkleri gibi. Bunlarin yapilmasi dinen tavsiye edilmemesine ramen bir kimse ona olan sevgi ve bagliliginin bir ifadesi olarak yaparsa sevap ve övgüye layik olur. Yapmayan insan günah islemis sayilmaz.
4. MÜSTEHAP
Hz. Peygamberin bazen yapip, bazen de yapmadigi, alimlerin ve salih kullarinin öteden beri yapageldikleri ve tavsiye ettikleri fiil ve davranislardir. Bunlar âdab ve ahlak kurallari niteligindedir. Bunlara nafile de denir.
5. MUBAH
Mükellefin yapip ve yapmamada serbest oldugu fiillere denir. Mubah için helal veya caiz tabirleri de kullanilir. Kisinin yemesi-içmesi, oturup-kalkmasi veya dinen yasak olmayan bir fiili islemesi gibi.